Benim Dünyam
"Benim içimde sesler sessizliğe dönüşür. Aydınlık karanlığa."
Herkese merhaba. Pek benlik olmayan bir tür var bugün. Dram.
Ben genellikle mutlu sonla biten, beni
heyecanlandıran, güldüren filmleri ve dizileri tercih ettiğim için dram
izlememeye özen gösteriyorum. Taa 2013 yılında sinemadayken izlemiştim bu
filmi. Filmin son yarım saatinden ağlamaya başladım ve abartısız en az bir saat
ağlamışımdır çıkınca. O kadar çok etkilemişti ki beni anlatamam. İşte o
zamandan beri Uğur Yücel’i hep sevmişimdir. Ne zaman bir yerde görsem o filmi
veya diziyi izleyesim gelir. Hatta bu aralar Nefes Nefese diye bir dizi var.
İzlememdeki en büyük etkenlerden biri Uğur Yücel. Gerçekten usta bir oyuncu
bence.
Tabi ki Beren Saat de mükemmel oynamıştı. Yani hem kör hem
sağır birini canlandırmak zor olmalı. Bunun yanında Ela’nın (Beren Saat’in
canlandırdığı başrol kız.) küçüklüğünü oynayan çocuk da çok iyi bir iş çıkarmış
bence.
"Hayat dondurma gibidir. Erimeden tadını çıkarmak lazım."
Konusundan bahsetmek gerekirse Ela hem kör hem sağır bir
kız. 8 yaşına kadar ailesi ona bakmaya çalışıyor ama Ela’ya bakmak çok zor
olduğu için onu akıl hastanesine yollamayı düşünüyorlar. Ondan önce son çare,
bir hocanın bu konuda çok iyi olduğunu duyuyorlar. O hoca da kızın akıl
hastanesine yollanabileceğini duyunca hop geliyor kızın evine. Ve tüm gücüyle
Ela’ya hayatı öğretmeye, karanlık dünyasına ışık girmesini sağlamaya çalışıyor.
Tabi ki bir sürü zorluk da beraberinde geliyor. Mahir Hoca’yı istemeyen Ela’nın
babası gibi…
Bazıları orijinalinin daha güzel olduğunu söylüyor. İzlemediğim için bir fikrim yok. Ama bence bu da gayet başarılı.
Şimdi tabi ki 2013 de izleyip de yorumunu şuan yapmıyorum. O
kadar çok etkilemişti ki yeniden izledim bir iki gün önce. Belki ilk günkü
kadar değil ama yine ağlattı beni. Dibine kadar etkiledi yani. Bence kesinlikle
izlemeniz gereken bir dram filmi.
İyi izlemeler…
Yorumlar
Yorum Gönder