Gregor ve Yeraltı Günlükleri
“Yaşam,
ölüm olabileceği gibi, yine ölümdür yaşamın getirdiği.”
Herkese merhaba. Gregor serisini anlatacağım bugün size. Bu
seriyi zamanında ablamın kitaplığında bulmuştum. O kadar çok sevdim ki tüm
seriyi 3’den fazla kez okudum. Bide benim öyle bir alışkanlığım var. Çok
sevdiğim kitapları tekrar okur, film ve dizileri tekrar izlerim. Harry Potter’ı
seri olarak 20’den fazla izledim. Replikleri birlikte söylüyoruz artık. Ama
yine de seviyorum. Biraz unuttum mu hemen tekrar izliyorum. Bu seri de öyle
işte. Şu an tekrar okumak istiyorum aslında ama bu aralar başka okumak
istediğim kitaplar var. O yüzden ilk onlardan başladım. Bu arada kitaplar
derken de cidden çoğul kullandım. Çünkü ben tek bir kitap okuyup o bittiğinde
başkasına başlayanlardan değilim. Çok fazla kitabı bir anda okuyorum. O gün
hangisini isterse canım onu alıyorum elime. Dizilerde de aynı böyle yapıyorum.
Ve unutmuyor musun diye soranlarınız olursa da hayır unutmuyorum.
“Karşılıklı ihtiyaçlar güçlü bir bağdır. Arkadaşlıktan ve
sevgiden daha güçlüdür.”
İşte böyle bir seri benim için. Tekrar tekrar okuduğum. Her
seferinde de onlarla ağlayıp, onlarla güldüğüm…
Gelelim konusuna. Gregor 11 yaşında bir çocuk. Babası bir
gün kayboluyor. Bu yüzden kardeşlere de Gregor bakıyor genellikle. Özellikle de
Bot’a (2 yaşında). Bir gün Gregor bodrum katında çamaşır yıkarken Bot hava
boşluğunun içine düşüyor. Gregor da onun peşinden gidiyor tabi ki. Ve çok
farklı bir dünya onları karşılıyor. 5 kitap boyunca birbirinden türlü maceralara atılıyorlar. Neler olmuyor ki...
“Gregor bir süre ona baktı. ‘Savaş başlatmak çok kolaymış.’ dedi.
‘Pek zor değildi.’ dedi Luxa. ‘Bitirmek nelere mal olacak, onu merak ediyorum.
dedi Gregor.”
Bu arada seri 5 kitaptan oluşuyor haberiniz olsun. Ve yazarı
da Açlık oyunları serisinin yazarı. Bu detayı da unutmayayım.
“Yüksekten uç, Gregor…” bu repliği de ekliyor ve keyifli
okumalar diliyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder