İçimdeki Ses





“Bazen kötülük üzerimizde imparatorluk kurar. Artık hayata iyi yönden bakamazsınız. Öyle zamanlarda şöyle yapın. ‘Dağılın’ deyin...”
     Evet, bu sefer bir Türk filmi ile karşınızdayım. Televizyonda şans eseri denk geldiğim bu filmi izlememin nedeni başrolünde olan Engin Günaydın. Galip Derviş dizisi ile gönlümde yer edinen bu adamı, şuan yayında olan Tatlı İntikam dizisinin başrolü Leyla Lydia Tuğutlu ile görünce, bir de filmin ismi de dikkat çekici olunca, oturdum izledim.


     Konusuna gelirsek genç, güzel, bakımlı bir kızın, 40’larına gelmiş, öyle aman aman yakışıklılığı olmayan, alkolü bırakıyorum deyip bir süre sonra yeniden başlayan, ana kuzusu bir adama aşık olmasını ele alıyor. Tabi ki herkesin tahmin ettiği gibi başlarda adam bile böyle bir şeye inanamıyor. Ama bir süre sonra o da kaptırıyor kendini aşka.
     Bol bol güleceğiniz, aşkın bir sınırı olmadığını yeniden göreceğiniz, keyifle izleyeceğiniz güzel bir film.
     Ayrıca içinde çok güzel olan sözler de var. Hayran kaldığım birkaç tanesini size de aktaracağım. Beğenmeniz dileği ile…
“Siz hiç 25. saatte yaşadınız mı? Ben 25. saatte yaşamasını çok severim. 25. Saat neresi diye merak ediyorsanız, tarif edeyim. Kalabalığın içinden geçerken birden durun. Kalabalığı görebileceğiniz bir yere geçin. İşte 25. saattesiniz...”
“Ben bazen kendimi zihin hapishanesine atarım. Bulurum zihnimde hakim, savcı. Bir güzel yargılarım kendimi. Sonrada keserim cezamı, sonrada atarım kendimi zihin hapishanesine... Paşa paşa yatarım kendi yarattığım zihin hapishanesinde.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar