Ölümsüz Aşk – The Age of Adaline
“-Onu seviyor musun evlat? Dinle beni, onu seviyor musun?
+Evet
-Nereden biliyorsun?
+Baba ben…
-Sadece basit bir soru, nereden biliyorsun?
+Çünkü o olmayınca hiçbir şey mantıklı gelmiyor!”
     Herkese selam.  Bugün uzun zamandır izlenecekler listemde olan ama hiçbir zaman öncelik vermediğim bir film var. Bitirdikten sonra keşke daha önce izleseymişim dedim.


     Film, dizi izlemek benim için vazgeçilmez. Zaten böyle bir sayfa açtığımdan anlamışsınızdır. Evet, izlemek güzel ama daha da güzel olan bir şey varsa o da ailemle izlemek. Hayatımın en güzel anları diyebilirim. Evet, her konuştuklarında  ‘sessiz olun, duyamıyorum’ tarzı şeyler söylüyor olabilirim ama yine de hayatımın vazgeçilmezlerinden. Zaten severek yaptığın bir şeyi değer verdikleriyle birlikte yapmayı kim sevmez ki.
“Sonsuza kadar tutunup asla bırakamayacağın bir şey söyle bana.”
     Konusuna gelirsek;  Adaline yıllar yıllar önce bir kaza geçirir ve ölümsüz olur. Nasıl olduğunu izleyip görün. Açıklıyor filmde. Sonrasında kimse bu durumunu fark etmesin diye kızı ile oradan oraya gider. Ve tabi ki kimse ile yakınlık kurmaz. Ta ki bir gün Ellis adında bir adamla tanışana kadar. Adaline, Ellis’den uzak durmaya çalışsa da başarılı olamaz ve kendini yıllar sonra yeniden aşkın kollarına bırakır. Bir zaman sonra Adaline, Ellis’in ailesi ile bir hafta sonu geçirmek için evlerine gider. İşte tam da bu noktada Adaline’ın yıllarca sakladığı sır büyük sorunlar başlatır.
“Bunca yıl boyunca yaşadın ama hiçbir zaman bir hayatın olmadı.”
     Açıkçası film sürekli beklenmedik olaylar ile sizi şaşırtıyor. Ben gerçekten sevdim ve izlemenizi tavsiye ederim.
     Keyifli seyirler…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar