Yenilmezler 2 : Ultron Çağı

“ -İnsanlar tuhaf. Düzen ve kaosun birbirine zıt olduğunu sanıyorlar, imkânsızı kontrol etmeye çalışıyorlar. Ama başarısızlıklarında zarafet var. Kaçırdığın şey bu bence…
-Onlar ölüme mahkûm.
-Evet. Ama bir şey sırf kalıcı olduğu için güzel değildir.”

     Herkese merhaba. Yenilmezler serisinin ikinci filmini sonunda izledim. Açıkçası birinci filmi daha güzeldi. Genelde böyle oluyor. Serilerin en güzel filmleri ilk filmleri oluyor. Tek tek karakterleri tanıyorsunuz, olayları öğreniyorsunuz. Bu seri de de öyleydi. Birinci filmde Yenilmezler ekibinin kuruluşunu, ilk kavgalarını, birlikte bir şeyler başardıklarını, kısacası bir ekip olduklarını gördük. İkinci film de güzeldi yani beğendim ama bir kadar değildi işte. Anladınız siz.


     Filmin en çok sevdiğim yanı ekip içindeki komik atışmalardı. Bazılarında kahkahalara boğuldum resmen. Zıtlıkların uyumu işte… Birbirinden farklı bu kadar kişinin aynı amaç uğruna birlikte çalışması…

“ Çekici asansöre koyarsanız ne olur.”

     Konusundan da bahsedeyim. Film direk bir savaş sahnesi ile başlıyor. Tüm Yenilmezler ekibi savaşıyor tabi ki. Devamında 1. filmde Loki’nin elinde olan asa Yenilmezlerin eline geçiyor. Thor onun kötü ellere geçmesini engellemek için geri kendi ülkesine götürmeyi planlıyor. Ve tabi ki Demir Adam’ımız Tony, Bruce’u da ikna ederek asayı incelemeye alıyor. İçindeki taşı dünya barışını sağlamak için kullanmaya çalışıyor. İşte burada her şey mahvolmaya başlıyor.

     Hem eski kadro hem de yeni gelenlerle film daha da keyifli olmuş.

“ Şehir uçuyor, robotlarla savaşıyoruz ve bende ok ile yay var! Bu çok saçma!”

Biliyorum bu film çıkalı oldu biraz ama bütün filmleri çıkar çıkmaz izlemek çok zor. İnsan fırsat bulamayabiliyor ya da onu geçtim illa şuan çıkan filmler izlenecek diye bir şey yok sonuçta insan eskileri de izlemek isteyebiliyor.  Yani benim çok oluyor öyle 2010 yapımı hatta daha eski filmleri izlediğim. Yeter ki konusu benim için güzel olsun.

Evet, daha fazla uzatmıyorum. İyi izlemeler.

Yenilmezler 1

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar